525 Kere Okundu | Yorum Yok »

Hayatın hangi dengesinde hüzünlerimi toplayabilirdim ki?
Ben, hangi çakıl taşlarının arasında yürürken
Eskiden şimdiye kalmış mutluluklarımı bulabilirim ki?
O kadar yoruldu ki bedenim,
İliklerime kadar acıyı işledim..
Kendimi hangi parçada ben olduğumu bulacağımı şaşırdım..
Bir zamanlar beni seven, benim ruhum..
Şimdi hangi uzaklarda siyahın matemine yenik düşüyordu?

Kendimi ararken kör karanlıkta
Ölüm çıktı, yaşamak varken karşıma..
Dönen bu dünyaya inat, bende dönüyorum..
Her gün ayrı bir ben oluyorum..
Herşey değişirken, bir ben eski gülüşlerimi unutamıyorum.
İki dudak arasında biriktirdiğim tebessümleri
O kadar içten özlüyorum ki,
En çokta tövbekar isyanlarıma bozuluyorum..
Geçmişe sövdüğüm tüm olmuşluklarıma kızıyorum..
Öyle derin bir diyardan düştüm ki
Bu tanımsız hayata
SUSARAK ÖLEMEDİM..öZÜR DİLERİM..
Eskimiş hüzünü, şimdiki keşkelerimle demledim..
Olmadı, yapamadım..
Eskiyen bende, yeni benler olur muydu ki?
Susarak ölmeyi becerebilseydim
Belkide bu kadar kelimeler arasında bağırmazdım!
En karanlık cümlelerim kanarken bedende..
Alışkın olduğum darbelerime ah dedim!
Sonra.. Sonra..
Keşke diye başlayan tüm cümlelerimi
Üç noktaya satan ben
Tüm devşirdiğim bozgunluklarımda
Kin kusuyordum, hayatın her anına..
… Şubat 8th, 2009 Yazzan: admin
483 Kere Okundu | Yorum Yok »

Renksiz ve örtüsüz düşler bıraksamda ardımda..
Kelimelerin siyahı geceye boyansada
Susmaz acım, kendimden “ben” biter yolculuğum..
Nokta der, virgüle ant içen hayat…
Tam şuramda adını koyamadığım bir ağrı ile
Yitirmenin çığlığı konuşur..
Her çığlık bir sen olup, suskunluğuma misafir olur..
Çünkü sen; tüm çığlıkların tanımı oldun bende..
Meçhul.. Şubat 4th, 2009 Yazzan: admin
463 Kere Okundu | Yorum Yok »

Çığlık çığlığa yorgun bir kervandan gelenim..
Avaz avaza suskunluklar içinde kendimi arayanım..
Gölgelerimin ardından bana ait adımları sayıyıyorum..
İç sızlamalı yanlışlarımı, yıllarca çürümüş ceplerimde taşımışım..
pişmanlıklarımı bedelini topuklarımdan aşağıya süzüyorum..
O kadar çok suskunluklara boğazım dur diye yalvardı kii
Söylenmemiş tüm sözlerimi kusacağım vakit
Poyrazını demleyen rüzgarıma yenik düşüyorum..

Sırtımda o kadar çok kamburum var ki,,
Ağlamadığım vakit can yakınmalarımla
Acıma masal olan rollerimle avunuyorum..
benden sen gidince, bir kalan olmayı beceremiyorum..
Nedense sesini bir kulaç kala boğulan oluyorum..
Mevsimsiz kalan her yanlızlığımda
Sana bir adım öteden bakakalıyorum..
Gelemiyorum, bakamıyorum,tutamıyorum..
O senli bana..
Tutsak ediyorum arda kalan meçhulü..
Geceden gündüze teslim ettiğimiz tüm vasıfsızlıklarımızı
Sözcüklerimizin suskunluğuna ödediğimiz bedeli
Bir cellata teslim ettik..

Yaşadığımız yerlerin sahibi iken senle
Yaşanmamışlıklarımıza ah çeken oluyoruz..
Sadece senin sus dediğin, benim konuş dediğim
Gittiğim her yerde sen olan vakit..
Ben kimsenin herşeyi olamadan
Sen olmak adına yalvarıyorum..

Hep kendimi öldürdüğüm,
seni yaşatmak için ölümlere
Çığıran olduğum o saatlerde
Tenha bir sokaktan,
Terkedilmiş caddeme çöreklen artık..
Ne olur, acıtmadan, sahipsiz intiharlara bulanmadan
Bize ağır gelen bu sessizlikte
Beni sana hasret bırakan olma..
Bir geçmişi un ufak edip
Biz birbirimizden geçmiş iki meçhul olduk..
480 Kere Okundu | Yorum Yok »

Her yediğim darbede sen kesilen oluyorum..
Yarama tuz basmadan, kanatılan olsamda..
Kanayan beni, senden gayrı yarama işliyorum..
Ardından kalan salıncağımda..

İntihar senaryolarının başrol oyunculuğunda
Belkide ucu kaçık hayatların batan sözcüklerinde..
Fütarsızca, heybemden uçuruma astığım
Hiçliğimle yolunan bir seni kaybediyorum..

Olmuyor.. Biliyor musun? Seni sana yama yapamıyorum..
Her arkama bakmayacağım dediğimde,
önümde senden kalan serili anı cesetleri görüyorum..
Gittiğin yerden başlayan, kaldığım yerden devam eden
Sensizliği inan yudumlayacak cesareti kaybeden oluyorum..
Ben gözünün karasına yenik düşen, ezik bir yürek…
Gecenin kör gözünden öpemeyen aciz meçhulün..
Bende hiç tükenmeyen sen..
503 Kere Okundu | Yorum Yok »

Üstü kalsınlı bir mutluluk veriyorum sana,
Yeter ki beni acıya bulama diye..
Acının her türlüsünü tadan bende
Melekleri kıskandıracak kadar seni keşfet diye..
..,
Aklıma düşen.. Aralık 27th, 2008 Yazzan: admin
501 Kere Okundu | Yorum Yok »

Ölümsel düşlerde ruhumu bedenime yamalıyorum..Issız bir kentin sesli pişmanlıklarında, nasırlaşmış keşkelerimi törpülüyorum. O ıssız,sırlarla dolu kent üzerime abanıyor.. Gecenin üstü örtülü yanlızlığına
Kentin hiçbir senfonisi ayak uyduramıyor.Küçük bir ada, koca bir okyanus
olup tüm büyüsünü “nerede” dediklerimde yok ediyor.
Gündüzlerden kalma o kadar çok faali meçhul katillerim var ki,
gecenin siyahi karanlığında ne o meçhullerimi müebbet edebiliyorum,
ne de darağacında sallandırabiliyorum.Oysa masum görünen tüm sözcüklerim bir paragrafta toplu katliama uğratılıyor. Sonunu getiremediğim üç noktalarım ise bu bozulan düzene meydan okuyacak şekilde yarım bırakılan benin peşine düşüyor.Üstü örtülü bir gece, savaş alanı gündüzde ben aranıyorum. Veresiye olmayan, peşin ödediğim hatta üstü kalsınlı hayatımda, üstüme o kadar çok şimşekler çakıyor ki, içime batan cümleler canımı yakıyor..
Göz kıyılarımda ise onca yılın birikmiş hüznü.. Bir çocuğun mavi bilyelerine
satacak o kadar çok yorgunluklarım var ki..Gözyaşımla kendimi yok etmeye
hazır göz kuyumda biriken bir o kadar da kinim..Yaşanmışlıklara damgalanan
acılarımın serzenişi bu. O koca kentte bir ömüre sığdırılamayan benin isyanı…
Adını koyamadığım ceplerimde sakladığım nefretler,adanın yalansal menülerine ısmarladığım iç kavuran acılarım var. Gecenin kör gözünden öperken gündüzün lal dilinden geçmişimi özlüyordum…Oysa gecede görüyordu, gündüz de konuşuyordu. Fakat her ikisini anlayacak baba yiğit yoktu. Dikiş tutmaz bir aşkı, hayatıma yama yapmak ne kadar doğruydu ki? Gidişinin en sesssiz halinden tutup, gelişini o andan itibaren özleyen kimler olabilirdi ki?

Kendimden ve kentimten sana yazılmış tüm veresiye ölümleri satın alıyorum şimdilerde.Bir zamanlar sen adına ödediğim peşin hayatlarda bu defa veresiye ölümler peşindeyim.. Senin içine düşen nasıl ki, seni kendi keşfi zannetip fathetme derdinde ise, ben de yıllar önce kuşattığım yaşamı ölümle devşiriyorum.
Sen geçtiğim yollara lanet okurken, ben geçtiğin yollarda sana dair anılarımı en halsiz yerindenöpüyorum.
Biz seninle yaşamak için geç, ölmek için erken bir zamanda kendimizce
bulunan mucizelerdik.Kör bir gecede yok olduk.. Tedirginliklerin tehdit
ettiği avuçlarımın arasında..Yaratılan eseri, ucu yanık bir aşkla ayakta
alkışlamaları dileğiyle. Aklıma düşen ada da.. Cüzzamlı ruhlara teslim ettiğim adaletsiz ada da..
1.373 Kere Okundu | Yorum Yok »

Adımlara takılan acılarımda hep sen dolanıyorsun. Hangi yöne pusula olsam,
isyanlı senler çıkıyor karşıma.İğne deliğinden geçirdiğim o sevdamızda hep
bize nakışlı kanlı motifler işliyorum. İlmek ilmek, için için sana kanıyorum..
Beyaz bir örtünün üzerine akan göz yaşlarımda.Sensizliğin sesini dinlerken,
sesim çığlık oluyor.Duvardan duvara çarpan hüzün topunda hep senin desenlerini görüyorum.Verdiğin sözlerle savaşa girişiyorum.Neden, niye diye yargısız infazlı duraklarımda pişmanlıklara ah diyen bir kıyı bulamıyorum, kendime ait.
Sana gölge olan bir hayatta, kendime asla güneş bulamayan bir meçhulü oynuyorum..Sen tarafından adıma takılı olan tüm yaşanmışlıklarımıza, senin acizliğini katmer ediyorum.Çürümüş düşlerimizden arda kalanlarla bir çocuk gibi kendimi avutuyorum.Sen benden uzaklaştıkça, ben sana o kadar yakınlaşan oluyorum.Sen farkında olmadan, ben farkındalığı senin yüreğinin ortasına çöreklenmiş hüzünlerimle yudumluyorum.
Yudumlatıkça keşke denilen nehirlerimde boğuluyor, belki denilen çağlayanlarımda çoşuyorum..
Seninle beraber doğurduğumuz bu aşkı, biz yaşatmayı bilemeden öldürdük.Kirlettiğimiz tüm sözcüklerimizi masumluğumuzla yıkamadan iplere serdik.Güneşe teslim etmeden, yağmurlara esir verdik.Geçmiş, geleceğe peyda edilemiyor şimdilerde. Kış mevsiminde bahar tadında olan aşkın kıymetini bilemedik.Tükenmişliklerimi biriktirirken,sen beni en ücra köşemden vuran oldun.

Sus-lu duraklarımı, yolcusu olmayan yasaklı seni seviyorum çığlıkları dolduruyor..Sensizliğin meteliksizliğini oynuyorum, şimdiki zamanlarda.
519 Kere Okundu | 3 Yorum »

Geçmişine sövülmüş bir hükümlünün infazında
son buldu, geleceğimin süslü muştuları..
Gülüşlerimin arasında kaybettim ben
Son bulmuş bir aşktaki düşlerimi..
Alıştım diye kendimi avuturken
Sensizliğin serili olduğu kaldırımlarda
Bensizliğe cesaretliliğine kin tutar oldum..
Kirpiklerimden süzülen acılarımın her damlasında
İntihar melodilerine takılan notalarım vardı..
Ya da akortu bozulmuş bir yaşamdan
Biraz ürkek, biraz çocuksu bir aşk..
Düş kırıntılarımdan, aşk lokmaları topluyorum..
Aç kalınmış, yarım bırakılmış,
Alabora edilmiş bir geçmişten
Sana kayıp, bana uzak hayattan
392 Kere Okundu | Yorum Yok »

En kanadığım yerden sustum sana
Parmak aralarımda öfke kanamalı sözcüklerle
Hayatıma bıraktığım keşkelere peydahlıyorum
Susuşlarımı.

Nefrete boğduğum yaşamım
Kine bürüdüğüm sen
Suskunlukta alabora olmuş bizi
En kıfayetsiz, en yorgun hallerde isyana bıraktım.
Sen isyanın tanımı oldun bende
Kendinde de bedduanın tanımsızlığı..
Susmaların altından heba edilen onca ömrüm..
Sol yanımdan düşürdüğüm anahtarımla
Zanlıyım her susuşuma

İki dudak arasına mimlediğimi sana karşılık
İç yakan cinsinden isyan sözcükleri satın alıyorum
Gülümseyişlerimi pazarlayarak..
Eski günahlarıma, yeni günahlar ısmarlayarak..
Susuşlarımla bozulan cümle dengeme
yüklemsiz seni en kanadığım yerden öldürerek..
Senden kalan aşkı, kara sevdaya katık ederek
Sana susuyorum..
Yokluğunu koklayıp, yokluğunu yakarak
Kokundan bir sen eksiltip, külünden bir sen yaratıyorum
Gözbebeklerimden akan sana, yüreğimde ezik senli geçmişime..
Suskunluk katkılı ömürler biçiyorum..
482 Kere Okundu | 5 Yorum »

Doğrularım olmalı, hayata meydan okuyacak kadar çılgınca.. Ezber bozan cinsinden

Ya da kuruyan yapraklar arasında kendime baharı bulacak bir mucizem olmalı…

Mevsim bahar iken, parmak uçlarıma kadar sızan acılarımı güneşe teslim etmeliyim.

Kısacası; hüzünlerime bulanan gençliğimde, hayallerime dolanan asiliğimde, hiç büyümek istemeyen çocuksu bir yürek ile avuçlamalıyım.. Bu hayat denen adilsiz oyunda..