
Bir sonbahar esintisi gibi idin
İçin için işlendin yüreğimin derinliklerine
Şimdi bir başıma bıraktın savunmasızca
Hoyratça savrulmaktayım yaprak dökümlerinde
Tarifi olmayan duygularınn esiri içindeyim
Bir uçurtmanın özgürlüğüni tadamayacak kadar
Sınırlı kaldım dar dünyamda..
Adresi olmayan meskenlerin sahibi oldum..

Bir bir ardına koşan cümleleri kovalar
Hiç birinin tanımı olmadığı kuralsızlıklar içindeyim..
Belki tüm yokuşları devirdim ama dağları aşamayan
Kanadı kırık kuş gibi sürüklendim..
Silinmiş zamanların esiri içinde aradım kendimi
Ne yana döndüm ise kendimi bulamadım…
Hangi cisme bürünsem kendime ait olmadığım
Bilinmeyen denklerimin çözümü içine girdim…

Gökkuşşağındaki hiçbir renk benim rengim olamadı
Nerede sönük, silinmeye boğulmuş renkler varsa
Hep bedenime yapıştı, bir daha beni terketmemek üzere..
Her gece kendimden bir ben doğurmaya çalıştım ise de
Yapamadım, beceremedim…
Eskiye dönük benlerden eser kalacak bir iz bulamadım..

Başı öne eğik yalnızlıklar içindeyim şimdi..
Söyleyin bana;o eski ben nerede kaldı…?