Kardeşime… Haziran 9th, 2009 Yazzan: admin
833 Kere Okundu | 2 Yorum »

Herkes yakar sen coştutursun,herkes mutluluk dediğimde koşa koşa gelir
sense acılarımı kana kana içersin..Yüreğime köz düşer, diğeri deşer..Sense közümü küllendirirsin.Ruhumu saran her renkte benimle bir olur..
Siyahımda ağlar, beyazımda benimle bir gülersin..
Diğerleri ise hep beyazda kalmak ister..Sen gözyaşımda damla olurken,bir diğeri tebessümümde acıklı bir hıçkırık olur..Onlar yara açar, sen pansuman görevini üstlenirsin.Onlar harap eder, sen onarırsın..Herşey başlı başlına yalan iken tek gerçeğim sensindir. Çünkü sen; içtiğim su gibi bereket, yediğim aş gibi nimetimsin..Sen kardeşsin.. Sen ölen her hücremi canlandırmasını bilen tek kişisin..Sen özne iken, ben yükleminim deyipte benim hayatımdaki tüm bozuk cümleleri düzeltebilen mucizemsin..Sen şu akortu bozulmuş düzende isyan etmediğim tek yalın olan yanımsın..
“Aşk”ın eylemi Mayıs 31st, 2009 Yazzan: admin
278 Kere Okundu | Yorum Yok »

Sana dair bütün sevgi sözcüklerini örgütlüyorum
Yasa dışı kabul edilen tüm olmuşluklarımı sende bozuyorum
Yasak bir aşkla sana yalınayak koşuyorum
Kalbinin mültecisi oluyorum
Ve…… Devamı
İlk “SENİ SEVİYORUM” un aşk eyleminde
sen tarafından sınır dışı ediliyorum..
279 Kere Okundu | Yorum Yok »

Kendime yasaklıydım başlı başına.. Özgürlüğümü elimden alan her pisliğe kin kusan durumundaydım. Sen sağır kesilmiştin yaşama, ben avazım çıktığı kadar isyankardım sen-li olan tüm olmuşluklarıma..Bilirim aciz insanlar sızlanırmış hep.. Ben bu tanımlayamayı kendime yakıştıramayandım. Ben senin yüreğinde daima asi bir eşkiya olarak kalmak isteyendim. Asiydim, her ne kadar ayağıma seni anlatan hüzünlü prangalar takılmış olsada, ellerime sen kokan hasret kelepçeleri vurulsada.. Sana o kadar yasaklar içinde kanayarak gelendim.. Her yasakta senden oluşan bir özgürlük anıtı diktim yüreğimin en dip köşesine.. Her anıtta senin acın, senin hatıran, senin mahvedişlerin olsada ben sana yasaklar içinde gelmeyi seven tek kişiydim..
266 Kere Okundu | Yorum Yok »

Bilsen ne savaşlara gebe yüreğim..
Bir duyabilsen enkazlar altındaki sesimi…
Gözlerime yıldız sermek için geceleri beklemediğimi
Bir sen hissedebilsen, sessiz davetiyelerimi…

Suskun gözlerim ağlarken, karayı beyaza sığdırmak adına
Bir sen olabilsen, üstüme yığın yığın yağan yağmur damlası…

İçimde çok büyüttüğüm seni, bana bahşeden olsan
özgürlüğün simgesi belirlediğim senden
bana güneşi getiren olmanı istesem..
Mucizenin adı biz olur muyduk?
Dokunma Mart 24th, 2009 Yazzan: admin
312 Kere Okundu | Yorum Yok »

Dokunma bana;
Sesimi, yokluğun kifayetsiz hallerine düşürme!
Ay, geceye düştüğünde bir “ben”daha tükettiğim zemheri gölgede
İçimdeki kalabalığa sığdıramadığım seni yaklaştırma bana..
Mevsimini yitirmiş bir serçenin korkulu hallerinde iken…
Nağmesini yitirmiş türkü misali, masal okuma bana.
Ruhumun bezirganlığına, esir düşen olma
Gizli özneler arasında arsız düşlerime sakın ola dokunma!
366 Kere Okundu | 2 Yorum »

Göz kuyularıma senin acın karıştı,
Yüreğimin orta yerine senin bedduaların dua diye kabul edildi..
Ben senden o kadar kaçmak isterken,
sen bana müptela bir mülteci oldun..
Ben yasadışı aşkıma seni ihlal ederken
biz çoktan kural dışı bir hayatta bir olduk..
Farkında olamadık, farkındalığın bizi bu kadar
yakıp kavuran bir illet olacağını..
Bilemedik sevda diye sığındığımız sevginin
Bizi kendine esir edip, müebbet yiyen
Zanlının en ağır damgasını yiyeceğimizi..
Biz bu hayatı kurallarına göre değil
Kuralsızlıklar içinde baş gösteren sevgili olduk..
Hiç kimsenin hiç olduğu bir saatte
Kalbimizin tam ortasından bizi vuran kurşunlara yenik düştük..
Biz seninle aynı yolda bir ömür yürüyecek kadar cesaretli değildik..
Korkaklar ülkesinde duyguları sansür edilen iki acizdik..
Şimdi..
Ben yanan, sende hey gidi günler diye anan konumundasın..
Yandıkça sen çoğalan, andıkça beni eksilten iki bilinmeyiz..
Biz bu aşktan sınır dışı edilen iki meçhulüz..

Kırılan kanatlarımızda düşlenmesi zor iki umudun bilinmeyiniz..
Kural dışı sevginin eseriyiz..
320 Kere Okundu | Yorum Yok »




Hayat herkese aynı değerde sunulsaydı; tüm çocukların yüzünde eşit mutluluk olurdu..
Hangimizin çocukluğu, mutluluğumuza denk düştü ki?
344 Kere Okundu | Yorum Yok »

Şimdi; geçmişten bugüne içimde biriktirdiklerimle pulsuz mektuplar gönderiyorum.Her satırda ayrı bir ağrım, her cümlemde küf tutmuş acılarıma paye çıkarıyorum..

Gülücüklerimin arasında son duraklı melodiler tutturuyorum. Nakarat aralarında tutturduklarımda her kapı sana açılıyor.Ben senden o kadar kaçmak isterken tüm çağlayanlarım sana akıyor. Gidiyorum diye
yüreğimi eze eze bitirmek isterken, senli olan her cümlede yüreğime çöreklenen oluyorsun. Ayak ucumda nöbet tutan ölümü çağırırken, bu fani dünyada yarım bıraktıklarıma mendil arası pişmanlıklarım gitme diyor! Rotar yapan hayat mutlaka kır çiçeklerini sana sunacak diye yalancı bir fısıldayış duyuyorum. Oysa; ben artık bu yaşamdan basit şeyler bekliyorum. Hayatı kurallarına göre değil, kuralsızlıklar içinde onun beni boğduğu gibi boğmak istiyorum. Sicim ipine dolanan intiharlı serüvenlerimi, göçüp giderken sadece bana ait sırların olmasını istiyorum.Çözülmeyen denklemlerin en büyük şifresini sadece benim bilmem gerektiğine inanmak istiyorum..
Ben giderken adımlarımın kan revan içinde yüreğimle kavga etmesini bile ben dışında kimselere bildirmek istemiyorum. Gururun asiliği içinde sana çıkan tüm yollarıma “geç kaldın” diye punto tuşlarına acımasızca basmak istiyorum. Bedenimde sana dair yeşeren ne kadar hücrem varsa hepsinin ölü hücrelere dönüşmesini arzuluyorum. ”Aşk “elbisesini bir defalıkta olsa bedenine tam oturmasını istiyorum. Yamalı bir aşk elbisesisini söküp, biçmekten yoruldum.
Ben; gözyaşlarımı yorgan edip, hıçkırıklarımı yastık yapmaktan bıktım! Kimselerin gitmediği sokaklarda “gelecek” diye geçmişe sövmekten, sövülmektende iğrendim!Çok değildi senden istediğim, ben şimdi GİDİYORUM! Gitmek her kaçağın en kolay yolu seçilsede figuranı olmayan bir sahnede tek kişilik aşk oynanılır mı?
386 Kere Okundu | Yorum Yok »

Yaralar değildi, can yakan..
Yaranın kabadayılığına soyunan acılardır,
İnsanı alt üst eden..
Kendinden kendini arındırmakta değildi dert olan
Yazılmış sözleri silip, konuşarak susabilmeyi becermekti
Yemin edilen tüm yalanları ayaklandırmadan susturabilmek..
Ben;
Ne zaman ki yapışkan geçmişimi silmek istesem
Her yapışan sözde sen çıkıyor karşıma
Yarını olmayan bir meçhulü oynuyorum,
Beklentisine küsmüş bir çocuk gibi..
Kıyısından deli, ucundan çocuk bir sen büyüttüm kendimde
Sen beni öldürürken,
Bense tetikte duran bir yürekle seni yaşattım..
Yumduğumda ağır gelen göz kapaklarımı
Rüyalarıma teslim etmiyordum!
Düşlerimde seni kaybetmemek adına..
Sevgim sana tezattır..
Çünkü; sevginle çoğaltırken beni, sevgisizliğinle sefil edendin..
Ben seni gecikmiş bir baharda koklayıp içime basmış olsamda
Sen, bahar tadını çoktan kışın dönüşümüne çeviren oldun
İkimizde mevsimsiz bri zamanda sevdik..
Şimdi hangi mevsim çarpsa yüzüme acıtmıyor!
Yalınayak tüm mevsimlerde sensiz koşabiliyorum..
482 Kere Okundu | 1 Yorum »

Kirlenme pahasına kirlettik en temiz yanlarımızı
Sevmelerimizi bile menfaatlar üzerine kurar olduk..
Hayata sırtımızı döndük, yanımıza alamadık hiçbir güzelliği..
Ayaklarıma dolanan ruhum, üstüne bassam gölgem diye
Çığıran bir sessizlik bozuyor her şeyi..
Ağzımı tıkamak isteyen susmalarıma inat..

Biliyorum ki;
Gözlerimden kaçıracağım bir sözle kan/revan olacak
Tüm benli olan geçmişim..
Yaşamak uğruna verdiğim kavgalar beş para etmezken
Ben kimsenin herşeyi olamadım!
Senin deniz kokusu saçlarına hasrettim
Ya da yasaklanmışlıklara çarpan yüreğinde ben damgalanıyordum!
Bütün kelimelerin infaz edilen paragraflarında aradım seni
Pervarsız dünyana volta attım, sadece seni yok edebilmek adına
Militan sözcükler arasında seni kayıp verdim,
Yasadışı kurallların son sözü yaptım seni
Yeter ki o kovulmalarımı unutabilmek içindi herşey..
Senin yüreğinin çürük kapısında köle olmamak adınaydı her şey..
Seni kendime kral yapabilirdim,
ama beni sana sessiz mırıldanan bir köle yapmak en son tercihimdi..
Kirletmeyecektim, o senin bir martı çığlığına kaptırdığın sevdamızı
Artık sadece seni hatırladığımda ağlamıyordum..
Kirpiklerimden sen akarken, gözyaşıma karışan yağmurlara bulanıyordum..
Ve…
Senle beraber doğduğumuz öykülerde, senle beraber öleceğim romanlara tanıklık ediyorum.
Adımıza düşen yarada, birbirimize pansuman olamadan..
Kayıplara düşsün artık bu sevda diye dipnotlar düşürüyorum..